ACHROME[SCAPE] : RENGI DOGA, MALZEMESI BETON

Bir malzeme olarak “beton,” her mimarın hayatına çocukluk döneminde kumdan kaleler inşa ederken girer. Son yüzyılda kentleşme sürecinde uygulanan yanlış teknikler ve sonucunda doğan negatif yüklü “beton yapılaşma” kavramı sonrası beton, toplumun büyük bir kesimi tarafından çirkin, soğuk, kab ve agresif bir malzeme olarak kabul edilir. Oysa doğru kullanıldığında hiçbir yapı malzemesinde betondaki gibi akışkanlık, canlılık ve güzellik yoktur.

2018 yılında “BETONART mimarlık yaz okulu” kapsamında bir Endüstri Mirası olarak tescilli AGU öğrenci konuk evlerinin merkezinde yer alan bostanların bir uzantısı olarak bir proje alanı verildi; betonun doğal gücünü ortaya koyan, dinamik ve değişken bir sürecin ürünü olarak tasarlanan bir hikâye hedeflendi, isim olarak da Achrome[scape] verildi.

Achrome cizgisel tanımı ve rengi olmayan boş bir mekânı tarifler. Rengi doğa, malzemesiyse betondur. Latincede “morphê” biçimi ve “genesis” te oluşumu tarifler.

Achrome[scape] tasarımında “morphogenesis” yaklaşımıyla biçim nihai bir sonuç olmak yerine, dinamik bir sürecin değişken ürünü olan tekil hücrelerden kompleks formlar oluşturur. Hücre ve doğa ortak dinamik bir sürecin bileşenleridir. Bir hücre tekil bağlamda biçim kazandığı anda bütün içerisindeki konumu ve çevresindekiler ile kurduğu ilişkisel ağda yeni bir biçime doğru başkalaşır.

Tasarımın oluşum süreci, mikrodan makroya farklı ölçekli malzeme tiplerinden, birimlerin yerleşim organizasyonuna bütüncül bir çeşitlenme içerir. Toplam 158 adet, hepsi birbirinden tekil beyaz hücre betonun çeşitli oluşum halleriyle bütünde sınırları geçişken kılmak esas alındı. Toprağa çözünen, topraktan doğup gökyüzünün pürüzsüzlüğüne yaklaşan bir tasarım oluşturmak adına yerden yükseldikçe daha ince agregalı beton kullanılmasıyla malzemenin kendi varoluş sanatına dönüşmesi sağlandı. Zira beton, genelde söylenenlerin tam aksine güzel, sıcak, zarif ve narin bir varoluş sergileyebilir. Doğanın kendine ait olanı, adım adım geri almasının tasarımdaki karşılığını çalışmak için kusursuz bir malzemedir.

Achrome[scape] tasarımında “morphogenesis” yaklaşımıyla biçim nihai bir sonuç olmak yerine, dinamik bir sürecin değişken ürünü olan tekil hücrelerden kompleks formlar oluşturur. Hücre ve doğa ortak dinamik bir sürecin bileşenleridir. Bir hücre tekil bağlamda biçim kazandığı anda bütün içerisindeki konumu ve çevresindekiler ile kurduğu ilişkisel ağda yeni bir biçime doğru başkalaşır.

Tasarımın oluşum süreci, mikrodan makroya farklı ölçekli malzeme tiplerinden, birimlerin yerleşim organizasyonuna bütüncül bir çeşitlenme içerir. Toplam 158 adet, hepsi birbirinden tekil beyaz hücre betonun çeşitli oluşum halleriyle bütünde sınırları geçişken kılmak esas alındı. Toprağa çözünen, topraktan doğup gökyüzünün pürüzsüzlüğüne yaklaşan bir tasarım oluşturmak adına yerden yükseldikçe daha ince agregalı beton kullanılmasıyla malzemenin kendi varoluş sanatına dönüşmesi sağlandı. Zira beton, genelde söylenenlerin tam aksine güzel, sıcak, zarif ve narin bir varoluş sergileyebilir. Doğanın kendine ait olanı, adım adım geri almasının tasarımdaki karşılığını çalışmak için kusursuz bir malzemedir.

Achrome[scape] projesi, harmoni ve denge gibi klasik bazı değerleri daha önce hiç denenmemiş bir formda yorumlamanın bir ürünü; 3 boyutlu bir şiirlesellik içerse de aslen sistematik ilerleyen bir sürecin özeti.

Tasarımından uygulama aşamasına, proje ekibini aktif olarak sürecin bir parçasına dönüştürmek adına analog parametrik bir sistematik kurgulanmasının önemi ayrı. Bu sayede bütüncül, sürdürülebilir, geliştirici bilgi akışının ortaya çıkmasına olanak sağlanıyor. Hücreler bütünündeki benzersizlik ya da ilişkisel, organizasyonel benzerlikler herhangi bir formun alt bileşenlerini oluşturan tasarım verilerinin nasıl bir araya getirilebilecekleri konusunda önemli değerleri oluşturuyor. Bu bağlamda Achrome[scape] yatay hiyerarşi içeren ve hiyerarşinin sistem kuramı üzerinden ilerlemesine olanak sağlayan ve tasarımı meydana getiren tüm aşamaların sistemler zinciri arasında kurulacak olası tüm bilgisel ilişkilerin çeşitlenmesi ve güçlenmesi sağlanıyor.

Böyle bir ilişkisel düşünce şekli ekip tarafından proje tasarım ve üretim sürecinde çevresel verilerin değerlendirilmesinde ve akıllı, adaptif bir üretim modelinin tasarlanmasında önemli rol oynuyor.

Moderatör, Melike Altınışık, Assit. Moderatör, Begüm Aktaş, 2018